Optimal Sermaye Yapısı Nedir?

Optimal Sermaye Yapısı Nedir?

Optimal Sermaye Yapısı

Optimal sermaye yapısı, risk ve getiri oranları arasında denge kuran, sermaye maliyetini en aza indirgemeye çalışan bu şekilde işletmenin hisse senetlerinin piyasa fiyatını maksimize eden sermaye yapısı olarak tanımlanır....  Sermaye yapısı politikası risk ve getiri arasındaki ilişkiye dayanır.

✅ Yatırım Fonları Nedir? ➤

İşletme yöneticileri fon gereksinimlerinin ne kadarını borçla, ne kadarını öz kaynaklarla karşılamaları gerektiği finans teorisinde ele alınan önemli konulardan bir tanesidir. Başka bir ifade ile  BorçÖzkaynak  oranı ne olmalıdır ki optimal olsun.

Optimal sermaye yapısı işletmenin toplam piyasa değerinin en büyük ve ortalama sermaye maliyetinin en düşük olduğu bileşimdir. Optimal sermaye yapısında işletmenin pay senetlerinin (hisse senedi) piyasa fiyatı maksimum olur.

Finans teorisine göre her işletme optimal sermaye yapısını araştırmalıdır. İşletmeler bu yapıya ulaşıncaya kadar borçla finanse edilmelidir. Bu noktada borç ve öz kaynağın marjinal maliyetleri eşit olur. Uygulama da optimal sermaye yapısının saptanması için birçok yöntem bulunmaktadır. Ancak hiçbir yöntem tek başına tatmin edici değildir ve optimal sermaye yapısını verebilecek kesin bir formül yoktur.

Bu nedenle kullanılan yöntemler ile sermaye yapısını etkileyen faktörleri de göz önüne alarak bu yapıyı oluşturmaya çalışmalıdır.

İşletmelerin sermaye yapısı ile ilgili kararlarını etkileyen faktörler şunlardır;

  • 1) Satışların büyüme hızı; Bu faktör hisse başına kazancı arttıracağı için sermaye yapısının saptanmasında çok önemli bir ölçüttür. Satışları ve kazançları her yıl düzenli olarak artan ve borçları için sabit bir faiz ödeyen işletmelerde öz sermaye sahiplerinin gelirleri de artacaktır. Satışları düzenli olarak artan işletmeler yabancı kaynağa ağırlık veririler.
  • 2) Satışların düzenliliği; Satışların düzenliliği ile işletmenin borçlanması yakından ilişkilidir. Satışları düzenli olan işletmeler, borçlanmanın gerektirdiği faiz ve anapara ödemelerini kolaylıkla yapabilirler.
  • 3) Endüstrideki rekabet; Endüstrideki rekabet şiddetli olduğu ortamlarda, satışların ve kar marjlarının tahmini güç olacağından işletmeler fazla risk üstlenmemek için öz sermaye ile finansmanı tercih etmelidirler. Rekabetin olmadığı ya da sınırlı olduğu alanlarda ise işletmeler finansmanda borçlanmaya ağırlık verebilirler. Çünkü bu tür sektörler için satışların ve kar marjlarının dalgalanması söz konusu değildir.
  • 4) İşletme varlıklarının yapısı; Toptancı ve perakendeci işletmelerin varlıklarının çoğu stoklar ve alacaklardan oluştuğu için kısa vadeli borçlarla finanse edilmelidir. Varlık yapısı içinde sabit varlıklar ağırlıklı olan işletmeler ise devamlı sermaye (uzun vadeli borç veya öz kaynak) ile finanse edilmelidirler.
  • 5) Yönetici ve ortakların riske ve denetime karşı davranışları; Özellikle KOBİ’lerde yöneticiler denetimi ellerinden kaçırmamak için dış kaynak finansmanını tercih ederler. Böylece yüklendikleri risk de artar. 
  • Büyük işletmeler ise riskten kaçınarak fon ihtiyaçlarını ek hisse senedi ihracıyla karşılarlar. Çünkü mevcut ortaklar işletmenin denetimi üzerinde pek fazla söz sahibi değillerdir.
  • 6) Kredi verenlerin işletmeye karşı davranışları
  • 7) Zamanlama ve esneklik; İşletmeler uygun sermaye yapısını belirlemiş olsalar bile yine de menkul kıymet ihracında zamanlama sorunu ile karşı karşıya kalırlar. İşletmelerin hisse senedinin piyasa fiyatı düşük ancak kar attığında hisse fiyatları da artacaksa tahvil ihracı söz konusu olabilir. Bu seçenek benimsendiğinde işletme belli ölçüde esnekliğini yitirecektir.
  • Ayrıca ihraç edilen tahvil tutarı fazla ise ve işletmeler kötüye gidiyorsa işletme hisse senedi çıkararak gelecekteki gereksinmesi için kullanılmamış borç kapasitesi bırakmalıdır. Fon gereksinmeleri ani ve tahmin edilemeyen işletmeler için kullanılmamış borç kapasitesinin korunması çok önemlidir. Buna karşılık büyüyen işletmeler için hisse senedi ihracı en iyi seçenektir. Hisse senedinin piyasa fiyatı yüksek ise işletme hisse senedi ihraç ederek hem esnekliğini korur hem de en az hisse senedi ihracını gerçekleştirmiş olur.
  • 8) Finansal kaldıraçtan yararlanma; Bir işletmenin faaliyetlerinden sağladığı karlılık oranı ödediği faiz oranından yüksek ise borçlanma yolu ile öz sermaye karlılığı artırılabilir. Bu durumda finansal kaldıracın varlığından söz edilir ancak bir işletmenin sürekli olarak borçlanarak finansal kaldıraçtan yararlanması da mümkün değildir.